denisutku blog

Deniz Utku hakkında şeyler

Kısa Hayat Öyküm...

1983'te Bulgaristan'da Deliorman'da "Denis" adıyla doğdum. 1989'da ailemle anavatan Türkiye'ye göçtük, Balıkesir'e yerleştik. İlkokula orada başladım ve liseyi orada bitirdim. 2001'den beridir de İstanbul'dayım. 2006'da Koç İşletme'yi bitirip Boğaziçi Üniversitesi'nde MIS yüksek lisansına başladım. Dersler hafifleyince bir interaktif ajansta çalışmaya başladım ve 2007'de Google Türkiye'ye geçtim ve halen çalışıyorum...

Hayatımın devamı...

İleride Türkiye'de İnternet ve reklamcılık alanında kendimi kanıtlamak istiyorum. Master'ımı bitirdim ve doktora yapmak istiyorum.

Yakın zaman önce evlendim ve eşimle mutlu mesut yaşıyorum. Bir motosiklet almak istiyorum. Dünyanın mümkün olduğunca çok yerini görmek istiyorum.

10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü

Atatürk, bir Türk'ün, Türk olmakla övünebileceği en önemli mirastır. İçinde yaşadığı şartlara adeta meydan okurcasına kendisini geliştirmiş ve koca bir milleti imkansız sanılan bir zaferle tanıştırmıştır. Bırakın zaferi, savaşmayı bile düşünmeyen insanlar, onun kurduğu demokratik cumhuriyetle tanışmışlardır.

Bu gün Atatürkçülük denen şey, o zamanlar delilik sayılmıştı. Tarihte, sıradan bir insan olarak dünyaya gelip onun yapabildiği devrimleri yapma kudretine erişen başka bir insan olmamıştır. Bu devrimler, Atatürk'ün o muhteşem zekasıyla inanılamayacak kadar kısa zamanlarda vücut bulmuştur.

Hayatını Türk milletine adayan Atatürk, bir liderde olması gereken tüm vasıflara sahipti. İçinde büyüdüğü o savaş yıllarına ve fukaralığa rağmen, bugüne kadar kendisi kadar şık giyinen bir devlet adamı veya asker çıkmamıştır. O zamanlar kıymetini pek az insanın kavradığı "fotoğraf" olgusunu öyle iyi anlamıştır ki, bugün bile o kadar çok güzel pozu olan bir devlet adamı yoktur. Çok konuşkan değildi, fakat öyle dolu bir insandı ki veciz sözleri ve diyalogları kitaplar doldurdu. Kendisiyle asla çelişmeyen, çok vurucu bir üslubu vardı.

Şık, bakımlı, zarif bir devlet adamı iken, zamanı geldiğinde sert, otoriter, cesur ve çok zeki bir asker de olabilmişti. Atatürk,şartların ortaya çıkardığı değil, şartları zorlayarak kendine tarihte parlak sayfalar açan ve imkansızlıklar içinden çıkan bir mucizenin adıdır.

Tüm imkansızlıklar içinde kurduğu bu güzel ve temelleri sağlam sistemde yetişen hiç kimsenin Atatürk'e dil uzatmaya hakkı yoktur. Lüzumsuz işlerin arkasına onun o şerefli ideolojisini koyanlara da söylenmiş bir söz vardır: "Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil!"

Google'da çalışmak bazen hoşuma gidiyor

Dünyanın en beğenilen ve en çok çalışılmak istenen şirketinde çalıştığım söyleniyor. Açıkçası, insan içindeyken fark edemiyor her şeyi. Ayrıca herkesin bir işten beklentisi farklı olduğu için, dikkat ettiği şeyler de farklı oluyor.

Geçen gün, Google'da çalışmanın (yani şu an yaptığım işi yapmanın değil de Google'da çalışıyor olmanın) aslında beni ne kadar tatmin ettiğini fark etmemi sağlayan bir olay oldu.

Önce hikayedeki karakterleri tanıtayım kısaca:
Jonathan Rosenberg: Google'da ürünlerden sorumlu karizmatik bir yönetici. Kısaca JR (Ceyar).
Hal Varian: Ünlü bir ekonomist. Üniversitede okuduğum mikro ekonomi kitabının yazarı. Aynı zamanda Google'ın baş ekonomisti.
Vint Cerf: İnternet'in babası. Şu anda Google'da İnternet evangelistliği yapıyor.

Google'ın açık kültürü gereği, her konudaki maili alabiliyorum. Ekonomik krizinin vatandaşların suçu olmadığını anlatan ilginç bir yazı okuyan JR'ın, bunu tüm ürün ekibiyle paylaşmasıyla olaylar gelişti ve aşağıdaki resim oluştu mail kutumda.



Kısaca muhabbet şu: JR bir makale gönderiyor, benim ekonomiyi öğrendiğim kitabın yazarı The Economist'teki başka bir yazıyı gönderip karşı çıkıyor, İnternet'in babası Vint Cerf, Hal Varian'a "İnternet ekonomisi diye birşeyi insanların kafasına sokmasaydın bunlar olmayacaktı" diye takılıyor, rastgele bir çalışan Vint Cerf amcaya "sen İnternet diye birşeyi başımıza çıkarmasan bunlar olmayacaktı" diye takılıyor, Vint Cerf de "evet, bu kısmı kimsenin fark etmeyeceğini ummuştum" diyor. VE bütün bunlar benim mail kutumda karşıma çıkıyor.

istanbul metro saatleri

Uzun süren bekleyişten sonra, 4. Levent - Oto Sanayi metro seferleri başladı. Artık işe metro ile gelip gitmeyi deneyebileceğim.

Metro saatleri için de güzel bir sayfa yapmışlar: http://www.istanbul-ulasim.com.tr/default.asp?menu_id=5&sayfa_id=4

Online Gazete Okuyucuları Araştırması

Türkiye'de İnternet üzerinde en çok yapılan aktivite haber okumakmış. Ben de yüksek lisans tezimi internet, web siteleri, pazarlama gibi konularda yapmak istediğim için, Türkçe gazete web sitelerini incelemeye karar verdim.

Araştırmamda online gazetelerin bilinirliği, saygınlığı, kullanılabilirliği ölçülecek. Ayrıca online gazete okuyan kişilerin, genel olarak Türkçe gazete sitelerini nasıl gördüklerini ve en sık takip ettikleri gazetelerin sitelerinde nelere dikkat ettikleri, nelerden memnun oldukları araştırılıyor.

Henüz data toplama aşamasında olan araştırmaya, siz de anketi doldurarak ve çevrenize yayarak katkıda bulunabilirsiniz.

Anketi doldurmak için tıklayın.

Arkadaşlarınızla paylaşmak için şu linki gönderebilirsiniz: bit.ly/H7yhO

Ofiste uçan ejderha

İşte ofisime girenleri bekleyen korkunç gerçek:

Geçen sene IKEA'dan aldığım ejderhamı kış boyunca minder olarak kullandılar, ama bugün artık uçma vaktinin geldiğine karar verdim.

Yeni evimiz Mashattan 24 kat

8 Ağustos'ta evlendikten sonra taşınacağımız ev belli gibi. Bugün emlakçıya kaparoyu verdik, bir hafta içinde de anlaşmayı imzalıyoruz. Temmuz ortası gibi eşyları tamamlamış oluruz herhalde, zaten 85 metrekare olduğu için çok eşyaya gerek de olmayacak.

Yeni evimizden benim iş yerime 10 dakikada geliniyor. Her gün 1 saat fazla yaşıyor olacağım.

Yılın en uzun günü

Yılın en uzun günü olan 21 Haziran bizim için gerçekten çok uzun geçti. Sabah Beşiktaş'ta arkadaşta kahvaltıya gittik. Onlarca kiralık daire için emlakçılarla konuştum ve bazı randevular ayarlayıp evden çıktık. Önce Akatlarda iki ev gezdik Oradan yakın diye Akmerkez'de biraz bakınıp birşeyler içtik Sonra Gayrettepede iki ev gezdik, epey dolaştık. Gayrettepe Burger King'de o muhteşem steakhouse burger menüden yedik.

Oradan İstinye Park'a gittik. Daha önce beğendiğimiz yerlerden birinden damatlık denedim ve bedenini ayarlayıp aldık. Ata yaka gömlek, kol düğmesi ve kemer baktık epey ama alamadık.

Akşam sarıyer'e döndük ve yıllardır inanmakta zorluk çektiğim o "yazın haftasonu Sarıyer trafiği" denen şeyin içinden geçtik. Bitti mi? Bitmedi! İnternetten biraz daha kiralık ev aradıktan sonra tezlerimizle uğraştık. Nasıl uyuduğumu hatırlamıyorum.

...amma uzun günmüş bu 21 Haziran.

Yeni makinemiz Sony Cybershot W290

Yeni bir fotoğraf makinesi aldık. Türkiye'de Sony mağazasında 800 TL, hepsiburada.com'da 730 TL satış fiyatı olan Sony Cybershot W290 makineyi Amazon.com'dan 223 dolara aldık. Bir arkadaşımız haftaya gelirken getirecek. Fiyatların bu kadar şeffaf olduğu bir dünyada, Sony nasıl bu kadar farklı fiyatlarla satabiliyor aynı makineyi?

12 Nisan - yaş günüm

Yuri Gagarin’in uzaya çıkışının ve Türkiye'nin İnternet'e bağlanmasının yıl dönümünde doğmuşum. Kendim yaş günümü çok önemsemem (yılda bir gün değil her gün kendimi hatırlıyorum) ama sağolsun sevdiklerim tebrik ederler. Bir de veri tabanlarında benim doğum günüm yazılı olan sitelerden mailler gelir. Bunların içinden sadece ikisi gerçekten fark yaratıp aklımda kaldı:

1- Yemek Sepeti: Çünkü bana özel kampanyalar hazırlamışlar ve üstelik bunları listeleyip, indirim kodlarını bana mail atmışlar.

2- Outletim.com: Çünkü "farz edin ki bugün sizin doğum gününüz" diyerek bana o gün yapacağım alışverişler için %15 indirim yaptığını söyleyen güzel bir mail atmış.

Markalara sesleniyorum; Eğer böyle bir güzellik yapamayacaksanız hiç mail atıp, mesaj atıp benim zamanımı harcamayın.
 

Portafino

Tekne ile Adalar

Fethiye Mavi Tur

Fethiye

Fethiye dalis

Yatta