denisutku blog

Deniz Utku hakkında şeyler

Kısa Hayat Öyküm...

1983'te Bulgaristan'da Deliorman'da "Denis" adıyla doğdum. 1989'da ailemle anavatan Türkiye'ye göçtük, Balıkesir'e yerleştik. İlkokula orada başladım ve liseyi orada bitirdim. 2001'den beridir de İstanbul'dayım. 2006'da Koç İşletmeyi bitirip Boğaziçi Üniversitesi'nde MIS yüksek lisansına başladım. Dersler hafifleyince bir interaktif ajansta çalışmaya başladım ve 2007'de Google Türkiye'ye geçtim ve halen çalışıyorum...

Hayatımın devamı...

İleride Türkiye'de İnternet ve reklamcılık alanında kendimi kanıtlamak istiyorum. Master'ımı bitirip doktora yapmak istiyorum.

Şu an nişanlıyım ve yakın zamanda evlenmek istiyorum. Bir motosiklet almak istiyorum. Dünyanın mümkün olduğunca çok yerini görmek istiyorum.

Online Gazete Okuyucuları Araştırması

Türkiye'de İnternet üzerinde en çok yapılan aktivite haber okumakmış. Ben de yüksek lisans tezimi internet, web siteleri, pazarlama gibi konularda yapmak istediğim için, Türkçe gazete web sitelerini incelemeye karar verdim.

Araştırmamda online gazetelerin bilinirliği, saygınlığı, kullanılabilirliği ölçülecek. Ayrıca online gazete okuyan kişilerin, genel olarak Türkçe gazete sitelerini nasıl gördüklerini ve en sık takip ettikleri gazetelerin sitelerinde nelere dikkat ettikleri, nelerden memnun oldukları araştırılıyor.

Henüz data toplama aşamasında olan araştırmaya, siz de anketi doldurarak ve çevrenize yayarak katkıda bulunabilirsiniz.

Anketi doldurmak için tıklayın.

Arkadaşlarınızla paylaşmak için şu linki gönderebilirsiniz: bit.ly/H7yhO

Ofiste uçan ejderha

İşte ofisime girenleri bekleyen korkunç gerçek:

Geçen sene IKEA'dan aldığım ejderhamı kış boyunca minder olarak kullandılar, ama bugün artık uçma vaktinin geldiğine karar verdim.

Yeni evimiz Mashattan 24 kat

8 Ağustos'ta evlendikten sonra taşınacağımız ev belli gibi. Bugün emlakçıya kaparoyu verdik, bir hafta içinde de anlaşmayı imzalıyoruz. Temmuz ortası gibi eşyları tamamlamış oluruz herhalde, zaten 85 metrekare olduğu için çok eşyaya gerek de olmayacak.

Yeni evimizden benim iş yerime 10 dakikada geliniyor. Her gün 1 saat fazla yaşıyor olacağım.

Yılın en uzun günü

Yılın en uzun günü olan 21 Haziran bizim için gerçekten çok uzun geçti. Sabah Beşiktaş'ta arkadaşta kahvaltıya gittik. Onlarca kiralık daire için emlakçılarla konuştum ve bazı randevular ayarlayıp evden çıktık. Önce Akatlarda iki ev gezdik Oradan yakın diye Akmerkez'de biraz bakınıp birşeyler içtik Sonra Gayrettepede iki ev gezdik, epey dolaştık. Gayrettepe Burger King'de o muhteşem steakhouse burger menüden yedik.

Oradan İstinye Park'a gittik. Daha önce beğendiğimiz yerlerden birinden damatlık denedim ve bedenini ayarlayıp aldık. Ata yaka gömlek, kol düğmesi ve kemer baktık epey ama alamadık.

Akşam sarıyer'e döndük ve yıllardır inanmakta zorluk çektiğim o "yazın haftasonu Sarıyer trafiği" denen şeyin içinden geçtik. Bitti mi? Bitmedi! İnternetten biraz daha kiralık ev aradıktan sonra tezlerimizle uğraştık. Nasıl uyuduğumu hatırlamıyorum.

...amma uzun günmüş bu 21 Haziran.

Yeni makinemiz Sony Cybershot W290

Yeni bir fotoğraf makinesi aldık. Türkiye'de Sony mağazasında 800 TL, hepsiburada.com'da 730 TL satış fiyatı olan Sony Cybershot W290 makineyi Amazon.com'dan 223 dolara aldık. Bir arkadaşımız haftaya gelirken getirecek. Fiyatların bu kadar şeffaf olduğu bir dünyada, Sony nasıl bu kadar farklı fiyatlarla satabiliyor aynı makineyi?

Ben ağlarken gülmedin mi?

Aslında İngilizce baskılı olan klavyemi Türkçe klavye olarak kullandığım için bazı karakterler üzerinde yazandan farklı oluyor. (doğal olarak di mi, zaten bu bir giriş cümlesiydi sizi konuya ısıtmak için)

En garip eşleşme ise, parantez açma ve kapama işaretlerinde. Şöyle ki, tuşun üzerinde parantez açma işareti "(" var ama ben ona bastığımda parantez kapama işareti çıkıyor ")". Yani birisiyle yazışırken gülücük yapmak istediğimde aslında mutsuz yüz yapan tuşlara basıyorum. İçim kan ağlarken mutlu görünmeye çalışıyormuşum gibi oluyor.

Yaşlanıyorum

Bugün bir arkadaşımın doğumgününü kutluyorduk. Erkek ağırlıklı bir grup olarak biz bahçede bir yandan mangal yapıp bir yandan da elimizde biralarla minyatür kale futbol oynuyorduk. Komşu çocuklarının saatlerce bizi izlemesine şaşıran arkadaşım dedi ki: "Bunların işi gücü yok mu lan, saatlerce bizi izlediler." Ben de bu retorik soruya cevap verme isteği hissettim: "Yok abi! Çocuk onlar."


Ne kadar acı, biz artık çocuk değiliz.

SEM & SEO uzmanı Deniz Utku

Master derslerim bitince, askere gidene kadar biraz kendimi geliştireyim istiyordum. Bunu evde oturarak yapacak iradeye sahip olmadığım için bir iş buldum, daha doğrusu o beni buldu... Her neyse, sonuç olarak artık bir işim var: Project House adlı bir interaktif reklam ajansında İnteraktif Reklamcılık ve Arama Motoru Optimizasyonu Uzmanıyım. Türkiye'nin en büyük AdWords accountlarından bazılarını yönetiyorum. İşiniz düşerse beklerim.

imagini: resimlerle kişilik testi

 

Portafino

Tekne ile Adalar

Fethiye Mavi Tur

Fethiye

Fethiye dalis

Yatta